icra.gen.tr - Emsal Yargı Kararı Arşivi
Paylı Mülkiyette Hacizli Payın Satışında Ortaklığın Giderilmesi Davası Satış Süresini Kesmez – Masrafsız Satış Talebi Haczi Ayakta Tutmaz
"İİK’nın 121. maddesi yalnızca elbirliği (iştirak halinde) mülkiyete konu mallar için uygulanabilir; paylı (müşterek) mülkiyette borçlunun müstakil payı doğrudan icra dairesince haczedilip satılabilir. Dolayısıyla paylı mülkiyete konu taşınmazdaki hissenin satışı için icra mahkemesinden yetki alınarak ortaklığın giderilmesi davası açılmasına gerek olmadığı gibi, gerekmediği halde açılan ortaklığın giderilmesi davası İİK m. 106'daki satış isteme süresini kesmez veya durdurmaz. Ayrıca avansı/masrafı yatırılmadan yapılan satış talepleri usulüne uygun sayılmayacağından, yasal süresinde geçerli satış talebinde bulunulmayan hacizler İİK m. 110 uyarınca kendiliğinden düşer; düşmüş hacze dayanılarak yapılan ihale fesh olunmalıdır."
Karar Metni
ÖNEMLİ İLKE ÖZETİ:
Paylı (müşterek) mülkiyete tabi taşınmazlarda borçlunun hissesi bağımsız olarak haczedilip doğrudan icra dairesince paraya çevrilebilir; bu hissenin satışı için ortaklığın giderilmesi davası açılmasına gerek yoktur. Gerekmediği halde İİK'nın 121. maddesi gereğince yetki alınarak açılan ortaklığın giderilmesi davası satış isteme sürelerini kesmez. Satış masrafı yatırılmaksızın yapılan satış talepleri usulsüz olup haczi ayakta tutmaz; süresinde masraflı satış istenmemesi sebebiyle ⚖️ İİK m. 110 gereğince düşen hacze dayalı yapılan ihale feshedilmelidir.
T.C. YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ
- ESAS NO: 2015/31012
- KARAR NO: 2015/32817
- KARAR TARİHİ: 24/12/2015
- İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Çorlu İcra Hukuk Mahkemesi
- TARİHİ: 28/04/2015
- NUMARASI: 2014/267 Esas - 2015/235 Karar
- DAVACI (Borçlu): ...
- DAVALI (Alacaklı): ...
- DAVALI (İhale Alıcısı): ...
- DAVA TÜRÜ: İhalenin Feshi
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
1- İşin niteliği bakımından temyiz tetkikatının duruşmalı olarak yapılmasına HUMK’nun 438 ve İİK’nun 366. maddeleri hükümleri müsait bulunmadığından bu yoldaki isteğin reddine oy birliğiyle karar verildikten sonra işin esası incelendi:
2- Borçlu; sair fesih nedenleri yanında, süresinde satış avansı yatırılmadığı ve yasal sürede satış istenmediğinden İİK’nun 106-110. maddeleri uyarınca haczin düştüğünü de ileri sürerek ihalenin feshine karar verilmesini talep etmiş; mahkemece haczin düşmediği gerekçesiyle istem reddedilmiştir.
İİK’nun 121/1. maddesinde; taksim edilmemiş bir miras veya iştirak (elbirliği) halinde tasarruf olunan bir malın hissesinin satılması gerektiğinde icra müdürünün satışın ne şekilde yapılacağını icra mahkemesinden sorması gerektiği düzenlenmiştir.
Somut olayda, ihale konusu taşınmazların tapu kaydının incelenmesinde; borçlunun mülkiyet payının "Elbirliği No" sütununda değil "Hisse Pay/Payda" hanesinde (9/64 oranında) gösterildiği, taşınmazın elbirliği değil paylı (müşterek) mülkiyet şeklinde tasarruf edildiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle borçlunun müşterek mülkiyete tabi taşınmazdaki payının, ortaklığın giderilmesi davası açılmasına ve yetki alınmasına gerek bulunmaksızın icra dairesince doğrudan satışı mümkündür.
Bu durumda, gerekmediği halde İİK’nun 121. maddesi uyarınca yetki belgesi alınarak ortaklığın giderilmesi davası açılmış olsa dahi, bu davanın satış isteme süresini kesmeyeceği kuşkusuzdur. Nitekim Çorlu Sulh Hukuk Mahkemesi de paylı mülkiyette payın doğrudan haczi ve satışı mümkün olduğundan ortaklığın giderilmesi davasını reddetmiştir.
Taşınmazlara konulan hacizlerden sonra alacaklı tarafça muhtelif tarihlerde 4 kez satış talebinde bulunulmuş ise de, bu taleplerin hiçbirisinde satış masrafı yatırılmadığı anlaşılmaktadır. Masrafı yatırılmayan talepler usulüne uygun bir satış talebi olarak kabul edilemez.
Hal böyle olunca; gerekmediği halde açılan ortaklığın giderilmesi davası satış süresini kesmeyeceğinden ve yasal süresi içinde masrafı yatırılarak usulüne uygun bir satış talebinde bulunulmadığından, taşınmazlar üzerindeki hacizler İİK’nun 106 ve 110. maddeleri gereğince kendiliğinden düşmüştür. Geçerli bir haciz bulunmaksızın ihale yapılması kanuna aykırı olup ihalenin feshini gerektirir. Mahkemece ihalenin feshi yerine şikâyetin reddine karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ:
Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24/12/2015 gününde oy birliğiyle karar verildi.
✍️ İlk Yorumu veya Soruyu Siz Yazın