YARGITAY & BAM İÇTİHAT BANKASI

Yargıtay Emsal Kararları ve İlke İçtihatları

İcra ve İflas Kanunu maddelerine göre sınıflandırılmış emsal Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) kararlarını inceleyin veya UYAP .udf formatında indirin.

📚 Tüm Kararlar⚖️ Yargıtay Kararları🏛️ BAM (İstinaf) Kararları
Tüm Kararlarm. 89 (Banka & Maaş Haczi)m. 72 (Menfi Tespit)m. 16 (Şikayet Süreleri)m. 36 (Tehir-i İcra)m. 106 (Haczin Düşmesi)m. 82 (Haczedilmezlik)m. 134 (İhalenin Feshi)
Yargıtay12. Hukuk Dairesi(E. 2025/3684 / K. 2025/5117)
📅 2 Temmuz 2025

Örnek 13 Takiplerde Tebliğ Şartı: Borçluya Ödeme Emri Tebliğ Edilmeden Haricen Yapılan İtiraz Geçersizdir

Adi kiraya ve hasılat kiralarına ilişkin Örnek No: 13 takiplerde, borçluya usulüne uygun tahliye ihtarlı ödeme emri tebliğ edilmeden yasal ödeme (30 gün) ve itiraz (7 gün) süreleri işlemeye başlamaz. İİK m. 269 gereğince borçlunun itiraz hakkı ancak tebliğ işlemiyle doğacağından, ödeme emri tebliğ edilmeden takibin haricen öğrenilmesi suretiyle icra dairesine yapılan borca itiraz hukuki sonuç doğurmaz. İtiraz hukuken geçersiz olduğundan, alacaklının açtığı itirazın kaldırılması ve tahliye davası usulden reddedilmeli ve ret usule dayandığından alacaklı aleyhine icra inkâr/kötüniyet tazminatına hükmedilmemelidir.

Yargıtay6. Hukuk Dairesi(E. 2025/1170 / K. 2025/2136)
📅 21 Mayıs 2025

Taşınır Mallarda Haczin Geçerliliği: Fiili El Koyma veya Yediemin Teslimi Zorunluluğu

Sıra cetvelinde pay alabilmek için usulüne uygun ve geçerli bir haczin varlığı zorunludur. İİK’nın 88. maddesi uyarınca taşınır malların haczi fiilen yapılır; bu malların münasip bir yerde muhafazası altına alınması ya da yediemin sıfatıyla borçluya veya üçüncü kişiye usulünce teslim edilmesi yasal zorunluluktur. Haciz mahallinde tutanak düzenlenmesine karşın mallar yediemine bırakılmamış ve fiili el koyma gerçekleşmemişse geçerli bir taşınır haczi doğmaz. Usulüne uygun yediemin teslimi yapılmayan taşınır mallar üzerindeki haciz hükümsüz sayılır ve sıra cetveline dahil edilemez.

Yargıtay6. Hukuk Dairesi(E. 2025/1216 / K. 2025/2023)
📅 14 Mayıs 2025

Tasarrufun İptali Davalarında Kesin Hacze İştirak ve Sıra Cetvelinde Garameten Paylaşım

Tasarrufun iptali davalarında (İİK 281/2) uygulanan ihtiyati hacizler, davanın kabulüne karar verildiği tarihte kesin hacze dönüşür. Birden fazla tasarrufun iptali davasında ilk kesin haciz sahibi alacaklının haczine diğer alacaklıların iştirak edebilmesi için, kendi davalarını ilk kesin haciz tarihinden önce açmış olmaları yeterlidir (İİK 100/1-2, 268/1). Bu şartı sağlayan alacaklılar ilk kesin hacze kendiliğinden iştirak eder ve satış bedeli tüm bu alacaklılar arasında garameten paylaştırılır; "ilk kesin haciz benim" denilerek bedelin tek bir alacaklıya ödenmesi kanuna aykırıdır.

Yargıtay12. Hukuk Dairesi(E. 2024/132 / K. 2024/6581)
📅 26 Haziran 2024

İlamlı Takipte Alacaklı Sıfatı İlamın Tarafına Aittir: Temlik Alan Kişi İlamlı Takip Değil Yalnızca İlamsız Takip Başlatabilir

İlamların infaz edilecek kısmı hüküm fıkrası olup, hükmün içeriğinin aynen infazı zorunludur; dar yetkili icra mahkemesi ilamı yorum yoluyla genişletemez. İlamlı icra takibini ancak ilamın tarafı ve lehtarı olan alacaklı başlatabilir. Henüz icraya konulmamış bir mahkeme ilamındaki para alacağını adi yazılı temlik sözleşmesi ile devralan üçüncü kişi, ilamda taraf sıfatı taşımadığından doğrudan ilamlı icra takibi (icra emri) başlatamaz; bu alacak ancak genel haciz yoluyla ilamsız takibe konu edilebilir. İlamda taraf olmayan temlik alanın başlattığı ilamlı icra takibinin mahkemece iptali gerekir.

Yargıtay12. Hukuk Dairesi(E. 2023/9434 / K. 2024/6109)
📅 11 Haziran 2024

Avukatlık Kanunu 35/A Kapsamında Düzenlenen Uzlaşma Tutanaklarında Şarta Bağlı Edimler İlam Niteliğinde Sayılamaz

Avukatlık Kanunu’nun 35/A maddesi uyarınca avukatlar ve müvekkilleri tarafından birlikte imza altına alınan uzlaşma tutanaklarının İİK’nın 38. maddesi anlamında ilam niteliğinde belge sayılabilmesi için uzlaşma konusunun açık, net ve koşulsuz olması zorunludur. Karşılıklı edim içeren veya bir tarafın edimini diğer tarafın ödemesine/eylemine bağlayan (şarta bağlı) tutanaklar, şartın gerçekleşip gerçekleşmediği yönünden ayrıca yargılamayı gerektirdiğinden ilam niteliği taşımaz. İlam niteliğinde sayılmayan şarta bağlı uzlaşma tutanaklarına dayanılarak ilamlı icra takibi (icra emri) başlatılamaz; başlatılan takibin icra mahkemesince iptali gerekir.

Yargıtay23. Hukuk Dairesi(E. 2016/9616 / K. 2020/2551)
📅 2 Temmuz 2020

Aracın Satış Bedelinden Yediemin Muhafaza Masrafı MTV Borcundan Önce Ödenir

İcra takibinde satışı yapılan aracın aynından kaynaklanan Motorlu Taşıtlar Vergisi (MTV) borcu ile aracın fiilen korunmasını sağlayan yediemin muhafaza ücretinin öncelik sırasına ilişkin uyuşmazlıkta; bedeli paylaşıma konu olan aracın muhafazasına ilişkin masraflar, aracın aynından doğan MTV borcundan dahi önce ödenir. Bu bedel İİK m. 138 gereğince paraya çevirme ve muhafaza masrafı olarak satış tutarından doğrudan karşılanır. Ancak ödenecek yediemin ücreti Adalet Bakanlığı Lisanslı Yediemin Depoları Ücret Tarifesi sınırlarını aşamaz. Yediemin masrafı mahsup edildikten sonra kalan bakiye üzerinden alacaklılar arasında sıra cetveli düzenlenmelidir.

Yargıtay12. Hukuk Dairesi(E. 2016/16454 / K. 2016/17654)
📅 23 Haziran 2016

Aile Konutu Şerhi Taşınmazın Cebri İcra Yoluyla Satışına Engel Teşkil Etmez

Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 194. maddesi, eşlerden birinin diğerinin rızası olmaksızın aile konutunu devretmesini veya üzerindeki hakları sınırlandırmasını yasaklamaktadır. Bu kısıtlama eşlerin tasarruf işlemlerine ilişkin olup cebri icra işlemlerini kapsamaz. Hacizli taşınmazın tapu kaydında aile konutu şerhinin bulunması, alacaklının talebi doğrultusunda taşınmazın icra dairesince cebri icra yoluyla satışına engel teşkil etmez; icra müdürlüğünün bu gerekçeyle satış talebini reddetmesi yasaya aykırıdır.

YargıtayYargıtay 14. Hukuk Dairesi(E. 2014/15935 / K. 2016/819)
📅 25 Ocak 2016

İİK 121 Yetkisiyle Açılan Ortaklığın Giderilmesi Davasında, Elbirliği Mülkiyetinin Paylı Mülkiyete Çevrilmesi Davası Bekletici Mesele Yapılmalıdır

Alacaklının İİK’nın 121. maddesi uyarınca icra mahkemesinden aldığı yetki belgesine dayanarak açtığı ortaklığın giderilmesi davası devam ederken, mirasçılardan birinin taşınmaz üzerindeki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesi istemiyle müstakil dava açması halinde; 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nda 6537 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu artık tarım arazilerinde de paylı mülkiyete tabi hissenin icra dairesince doğrudan haczedilip satılması mümkün hale geldiğinden, elbirliği mülkiyeti müşterek mülkiyete dönüştüğü takdirde alacaklının ortaklığın giderilmesi davasını yürütmekte hukuki yararı kalmayacaktır. Bu nedenle mahkemece, elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesine ilişkin davanın HMK m. 165 uyarınca bekletici mesele yapılarak sonucunun beklenmesi zorunludur.

Yargıtay12. Hukuk Dairesi(E. 2015/31012 / K. 2015/32817)
📅 24 Aralık 2015

Paylı Mülkiyette Hacizli Payın Satışında Ortaklığın Giderilmesi Davası Satış Süresini Kesmez – Masrafsız Satış Talebi Haczi Ayakta Tutmaz

İİK’nın 121. maddesi yalnızca elbirliği (iştirak halinde) mülkiyete konu mallar için uygulanabilir; paylı (müşterek) mülkiyette borçlunun müstakil payı doğrudan icra dairesince haczedilip satılabilir. Dolayısıyla paylı mülkiyete konu taşınmazdaki hissenin satışı için icra mahkemesinden yetki alınarak ortaklığın giderilmesi davası açılmasına gerek olmadığı gibi, gerekmediği halde açılan ortaklığın giderilmesi davası İİK m. 106'daki satış isteme süresini kesmez veya durdurmaz. Ayrıca avansı/masrafı yatırılmadan yapılan satış talepleri usulüne uygun sayılmayacağından, yasal süresinde geçerli satış talebinde bulunulmayan hacizler İİK m. 110 uyarınca kendiliğinden düşer; düşmüş hacze dayanılarak yapılan ihale fesh olunmalıdır.

Yargıtay12. Hukuk Dairesi(E. 2014/14980 / K. 2014/20857)
📅 10 Eylül 2014

Sıra Cetveline İtiraz Nedeniyle Nemalandırılan Paranın Faiz Gelirinden Tahsil Harcı Kesilemez

İcra dosyasında taşınmaz satış bedelinin, sıra cetveline itiraz edilmesi sebebiyle icra müdürlüğünce bankada vadeli hesapta nemalandırılması sonucu oluşan faiz geliri borçludan yapılan bir "tahsilat" niteliği taşımamaktadır. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince tahsil harcı yalnızca cebri icra vasıtasıyla borçludan tahsil edilen asıl alacak ve fer'ilerinden alınabileceğinden, sıra cetvelinin kesinleşmesi sürecinde elde edilen nema/faiz geliri üzerinden icra dairesince tahsil harcı kesilmesinin yasal dayanağı bulunmamaktadır.