Yargıtay12. Hukuk Dairesi(E. 2025/3684 / K. 2025/5117)
📅 2 Temmuz 2025Adi kiraya ve hasılat kiralarına ilişkin Örnek No: 13 takiplerde, borçluya usulüne uygun tahliye ihtarlı ödeme emri tebliğ edilmeden yasal ödeme (30 gün) ve itiraz (7 gün) süreleri işlemeye başlamaz. İİK m. 269 gereğince borçlunun itiraz hakkı ancak tebliğ işlemiyle doğacağından, ödeme emri tebliğ edilmeden takibin haricen öğrenilmesi suretiyle icra dairesine yapılan borca itiraz hukuki sonuç doğurmaz. İtiraz hukuken geçersiz olduğundan, alacaklının açtığı itirazın kaldırılması ve tahliye davası usulden reddedilmeli ve ret usule dayandığından alacaklı aleyhine icra inkâr/kötüniyet tazminatına hükmedilmemelidir.
Yargıtay6. Hukuk Dairesi(E. 2025/1170 / K. 2025/2136)
📅 21 Mayıs 2025Sıra cetvelinde pay alabilmek için usulüne uygun ve geçerli bir haczin varlığı zorunludur. İİK’nın 88. maddesi uyarınca taşınır malların haczi fiilen yapılır; bu malların münasip bir yerde muhafazası altına alınması ya da yediemin sıfatıyla borçluya veya üçüncü kişiye usulünce teslim edilmesi yasal zorunluluktur. Haciz mahallinde tutanak düzenlenmesine karşın mallar yediemine bırakılmamış ve fiili el koyma gerçekleşmemişse geçerli bir taşınır haczi doğmaz. Usulüne uygun yediemin teslimi yapılmayan taşınır mallar üzerindeki haciz hükümsüz sayılır ve sıra cetveline dahil edilemez.
Yargıtay12. Hukuk Dairesi(E. 2024/132 / K. 2024/6581)
📅 26 Haziran 2024İlamların infaz edilecek kısmı hüküm fıkrası olup, hükmün içeriğinin aynen infazı zorunludur; dar yetkili icra mahkemesi ilamı yorum yoluyla genişletemez. İlamlı icra takibini ancak ilamın tarafı ve lehtarı olan alacaklı başlatabilir. Henüz icraya konulmamış bir mahkeme ilamındaki para alacağını adi yazılı temlik sözleşmesi ile devralan üçüncü kişi, ilamda taraf sıfatı taşımadığından doğrudan ilamlı icra takibi (icra emri) başlatamaz; bu alacak ancak genel haciz yoluyla ilamsız takibe konu edilebilir. İlamda taraf olmayan temlik alanın başlattığı ilamlı icra takibinin mahkemece iptali gerekir.
Yargıtay12. Hukuk Dairesi(E. 2023/9434 / K. 2024/6109)
📅 11 Haziran 2024Avukatlık Kanunu’nun 35/A maddesi uyarınca avukatlar ve müvekkilleri tarafından birlikte imza altına alınan uzlaşma tutanaklarının İİK’nın 38. maddesi anlamında ilam niteliğinde belge sayılabilmesi için uzlaşma konusunun açık, net ve koşulsuz olması zorunludur. Karşılıklı edim içeren veya bir tarafın edimini diğer tarafın ödemesine/eylemine bağlayan (şarta bağlı) tutanaklar, şartın gerçekleşip gerçekleşmediği yönünden ayrıca yargılamayı gerektirdiğinden ilam niteliği taşımaz. İlam niteliğinde sayılmayan şarta bağlı uzlaşma tutanaklarına dayanılarak ilamlı icra takibi (icra emri) başlatılamaz; başlatılan takibin icra mahkemesince iptali gerekir.