YARGITAY & BAM İÇTİHAT BANKASI

Emsal Yargı Kararları ve İlke İncelemeleri

İcra ve İflas Kanunu maddelerine göre sınıflandırılmış emsal Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) kararlarını inceleyin veya UYAP .udf formatında indirin.

📚 Tüm Kararlar⚖️ Yargıtay Kararları🏛️ BAM (İstinaf) Kararları
Tüm Kararlarm. 89 (Banka & Maaş Haczi)m. 72 (Menfi Tespit)m. 16 (Şikayet Süreleri)m. 36 (Tehir-i İcra)m. 106 (Haczin Düşmesi)m. 82 (Haczedilmezlik)m. 134 (İhalenin Feshi)
⚖️ İİK Madde 16 ile ilgili içtihatlar gösteriliyorFiltreyi Kaldır ✕
BAM KararıAnkara BAM 18. Hukuk Dairesi (Yargıtay 12. H.D. Onamalı)(E. 2025/1695 / K. 2026/82)
📅 23 Ocak 2026

Haciz İhbarnamesi (İİK 89) ile Borçlu Eklenen Üçüncü Kişiye Karşı Yeniden 89 İhbarnamesi Gönderilemez

İİK’nın 89. maddesi gereğince tebliğ edilen haciz ihbarnamelerine süresinde itiraz edilmemesi nedeniyle takip dosyasına borçlu olarak eklenen üçüncü kişinin kendi menkul, gayrimenkul ve banka hesapları üzerine fiili haciz uygulanabilir; ancak bu üçüncü kişinin diğer üçüncü kişilerdeki (örneğin bankalardaki) hak ve alacaklarının haczi için aleyhine yeniden İİK m. 89 haciz ihbarnamesi çıkarılamaz. Bu şekilde zincirleme gönderilen haciz ihbarnameleri hukuki sonuç doğurmaz. Ayrıca sermayesinin tamamı Hazineye ait kamu şirketlerinin malvarlığı İİK 82/1 uyarınca devlet malı sayıldığından haczedilemez.

Yargıtay12. Hukuk Dairesi(E. 2023/9434 / K. 2024/6109)
📅 11 Haziran 2024

Avukatlık Kanunu 35/A Kapsamında Düzenlenen Uzlaşma Tutanaklarında Şarta Bağlı Edimler İlam Niteliğinde Sayılamaz

Avukatlık Kanunu’nun 35/A maddesi uyarınca avukatlar ve müvekkilleri tarafından birlikte imza altına alınan uzlaşma tutanaklarının İİK’nın 38. maddesi anlamında ilam niteliğinde belge sayılabilmesi için uzlaşma konusunun açık, net ve koşulsuz olması zorunludur. Karşılıklı edim içeren veya bir tarafın edimini diğer tarafın ödemesine/eylemine bağlayan (şarta bağlı) tutanaklar, şartın gerçekleşip gerçekleşmediği yönünden ayrıca yargılamayı gerektirdiğinden ilam niteliği taşımaz. İlam niteliğinde sayılmayan şarta bağlı uzlaşma tutanaklarına dayanılarak ilamlı icra takibi (icra emri) başlatılamaz; başlatılan takibin icra mahkemesince iptali gerekir.

Yargıtay12. Hukuk Dairesi(E. 2016/16454 / K. 2016/17654)
📅 23 Haziran 2016

Aile Konutu Şerhi Taşınmazın Cebri İcra Yoluyla Satışına Engel Teşkil Etmez

Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 194. maddesi, eşlerden birinin diğerinin rızası olmaksızın aile konutunu devretmesini veya üzerindeki hakları sınırlandırmasını yasaklamaktadır. Bu kısıtlama eşlerin tasarruf işlemlerine ilişkin olup cebri icra işlemlerini kapsamaz. Hacizli taşınmazın tapu kaydında aile konutu şerhinin bulunması, alacaklının talebi doğrultusunda taşınmazın icra dairesince cebri icra yoluyla satışına engel teşkil etmez; icra müdürlüğünün bu gerekçeyle satış talebini reddetmesi yasaya aykırıdır.

YargıtayYargıtay 14. Hukuk Dairesi(E. 2014/15935 / K. 2016/819)
📅 25 Ocak 2016

İİK 121 Yetkisiyle Açılan Ortaklığın Giderilmesi Davasında, Elbirliği Mülkiyetinin Paylı Mülkiyete Çevrilmesi Davası Bekletici Mesele Yapılmalıdır

Alacaklının İİK’nın 121. maddesi uyarınca icra mahkemesinden aldığı yetki belgesine dayanarak açtığı ortaklığın giderilmesi davası devam ederken, mirasçılardan birinin taşınmaz üzerindeki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesi istemiyle müstakil dava açması halinde; 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nda 6537 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu artık tarım arazilerinde de paylı mülkiyete tabi hissenin icra dairesince doğrudan haczedilip satılması mümkün hale geldiğinden, elbirliği mülkiyeti müşterek mülkiyete dönüştüğü takdirde alacaklının ortaklığın giderilmesi davasını yürütmekte hukuki yararı kalmayacaktır. Bu nedenle mahkemece, elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesine ilişkin davanın HMK m. 165 uyarınca bekletici mesele yapılarak sonucunun beklenmesi zorunludur.

Yargıtay12. Hukuk Dairesi(E. 2014/14980 / K. 2014/20857)
📅 10 Eylül 2014

Sıra Cetveline İtiraz Nedeniyle Nemalandırılan Paranın Faiz Gelirinden Tahsil Harcı Kesilemez

İcra dosyasında taşınmaz satış bedelinin, sıra cetveline itiraz edilmesi sebebiyle icra müdürlüğünce bankada vadeli hesapta nemalandırılması sonucu oluşan faiz geliri borçludan yapılan bir "tahsilat" niteliği taşımamaktadır. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince tahsil harcı yalnızca cebri icra vasıtasıyla borçludan tahsil edilen asıl alacak ve fer'ilerinden alınabileceğinden, sıra cetvelinin kesinleşmesi sürecinde elde edilen nema/faiz geliri üzerinden icra dairesince tahsil harcı kesilmesinin yasal dayanağı bulunmamaktadır.