Yargıtay12. Hukuk Dairesi(E. 2016/16454 / K. 2016/17654)
📅 23 Haziran 2016Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 194. maddesi, eşlerden birinin diğerinin rızası olmaksızın aile konutunu devretmesini veya üzerindeki hakları sınırlandırmasını yasaklamaktadır. Bu kısıtlama eşlerin tasarruf işlemlerine ilişkin olup cebri icra işlemlerini kapsamaz. Hacizli taşınmazın tapu kaydında aile konutu şerhinin bulunması, alacaklının talebi doğrultusunda taşınmazın icra dairesince cebri icra yoluyla satışına engel teşkil etmez; icra müdürlüğünün bu gerekçeyle satış talebini reddetmesi yasaya aykırıdır.
Yargıtay12. Hukuk Dairesi(E. 2015/31012 / K. 2015/32817)
📅 24 Aralık 2015İİK’nın 121. maddesi yalnızca elbirliği (iştirak halinde) mülkiyete konu mallar için uygulanabilir; paylı (müşterek) mülkiyette borçlunun müstakil payı doğrudan icra dairesince haczedilip satılabilir. Dolayısıyla paylı mülkiyete konu taşınmazdaki hissenin satışı için icra mahkemesinden yetki alınarak ortaklığın giderilmesi davası açılmasına gerek olmadığı gibi, gerekmediği halde açılan ortaklığın giderilmesi davası İİK m. 106'daki satış isteme süresini kesmez veya durdurmaz. Ayrıca avansı/masrafı yatırılmadan yapılan satış talepleri usulüne uygun sayılmayacağından, yasal süresinde geçerli satış talebinde bulunulmayan hacizler İİK m. 110 uyarınca kendiliğinden düşer; düşmüş hacze dayanılarak yapılan ihale fesh olunmalıdır.
Yargıtay12. Hukuk Dairesi(E. 2014/14980 / K. 2014/20857)
📅 10 Eylül 2014İcra dosyasında taşınmaz satış bedelinin, sıra cetveline itiraz edilmesi sebebiyle icra müdürlüğünce bankada vadeli hesapta nemalandırılması sonucu oluşan faiz geliri borçludan yapılan bir "tahsilat" niteliği taşımamaktadır. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince tahsil harcı yalnızca cebri icra vasıtasıyla borçludan tahsil edilen asıl alacak ve fer'ilerinden alınabileceğinden, sıra cetvelinin kesinleşmesi sürecinde elde edilen nema/faiz geliri üzerinden icra dairesince tahsil harcı kesilmesinin yasal dayanağı bulunmamaktadır.